mutluluk bir yolculuktur…

26 07 2008

Kendimizi; evlenince,bir bebek sahibi olunca,sonra bir tane daha olunca yaşamın daha güzel olacağına inandırmışızdır.

Sonra, çocuklarımızın yeterince yetişkin olmadığını düşünerek bunalırız, çünkü onlarla didişmemiz gerekir. Şu delikanlılık çağını atlatsalar daha mutlu olacağız tabii…

Eşimiz başarsa, bir arabamız ya da daha iyi bir arabamız olsa, tatile çıksak, sonunda emekli olsak yaşamın daha iyi olacağını düşünürüz.

Gerçek şu ki; mutlu olmak için şu andan daha iyi bir an olamaz.

Öyle değilse, ne zaman?

Yaşamınız hep güçlüklerle dolu olacak. Olduğu kadar çok kabullenip, herşeye karşın mutlu olmaya karar vermek en iyisi.

Uzun bir süre yaşam yeni başlayacak sandım. Gerçek yaşam. Fakat yolda hep bir engel vardı; bitirilecek bir iş, aşılması gereken bir sıkıntı, tanınacak bir zaman, ödenecek bir fatura.

Sonra başlayacak yaşam.

Sonunda anladım, bu engeller yaşamın ta kendisiydi.
Der ki; “Uzun zamandan beridir hayatın -gerçek
hayatın- başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım.
Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle
erişilmesi gereken birşey, bitmemiş bir iş, hizmet
edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat
başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim
hayatımdı.”

Bu bakış açısı, benim mutluluğa bir yol olmadığını anlamama yardımcı oldu.

YOL; mutluluğun ta kendisi idi.

Yani, her anın tadını çıkarın.

Mutlu olmaya karar vermek için; okulun bitmesini, okula geri dönmeyi, beş kilo kaybetmeyi, beş kilo almayı, işe başlamayı, evlenmeyi, Yazının devamını oku »