Berat kandilinizi tebrik eder,bütün müminlerin de arınmasına ve affına vesile olmasını yüce Allah’ tan niyaz ederim.
berat kandili…
16 08 2008Yorumlar : Yorum Yok »
Etiketler: berat, kandil, kutlama
Kategoriler : kandil
yeşil cennet bursa
13 08 2008
Çiçek açar mavi yeşil çinili duvarlarında
Atalarımızın dipdiri bakışları gözleri
Tek Bursa cesur Orhan Gazi’li bilgin Fatih’li
Ümidin yeşilin dostu bir tek Bursa var.
Necati CUMALI
Bursa, ne sadece Uludağ’ın ipeklerinde bir al ipek; ne de, Uludağ’ı kucaklayan bir yaprak denizi…
Bursa, üstünde yüzyılların bir su gibi akıp geçtiği “bir tarih şehri” ve dil, duygu cevheriyle dolu bir “folklor hazinesi” dir. Ve mutlaka, insan ruhunun yeşile hayranlığından doğmuştur.
Eflatun Cem GÜNEY
Cedlerimiz inşa etmiyor, ibadet ediyorlardı. Maddeye geçmesini ısrarla istedikleri bir ruh ve imanları vardı. Taş, ellerinde canlanıyor, bir ruh parçası kesiliyordu
Duvar, kubbe, kemer, mihrap, çini hepsi Yeşil’de dua eder. Muradiye’de düşünür. Yıldırım’da harekete hazır, göklerin derinliğine susamış bir kartal hamlesiyle ovanın üstünde bekler.
Ahmet Hamdi TANPINAR
Bursa’da, Bursa yollarında yeşili gördüm.
Ben böylesine katmerli yeşili ömrümde görmedim.
Bursa’nın yalnız sonbaharını görmüş, bayılmıştım.
Baharını görür görmez ayıldım. Aklımı başıma devşirdim.
Ben böyle tatlı bir bahar, böyle bitip tükenmek bilmeyen, açıldıkça açılan, uzadıkça uzayan bir bahar İstanbul’da görmedim. Avrupa’nın yarısından çoğunu dolaştım görmedim.
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
Kubbelerin, gözlerin yeşiline susadım;
Toprağın yeşilini içtikçe adım adım;
Gönlümü alsın diye Çelebi’nin yeşili
Sırtımı Timurtaş’ın yeşiline dayadım.
Behçet Kemal ÇAĞLAR
Osmanlı hükümdarlarının her iki başkentinde hangisinin; eskisinin mi yoksa yenisinin mi? Bursa’nın mı? İstanbul’un mu? Yerinin daha güzel olduğunu kestirmek sahiden güçtür. İnsanı büyüleyen şey İstanbul’da deniz, Bursa’da karadır. Birinde tablo mavilerle, ötekinde yeşillerle işlenmiştir.
Feldmareşal H.Von Moltke
Ne zillet ki nakus inlesin beyninde Osman’ın
Ezan sussun, fezalardan silinsin yadı Mevla’nın!
Ne hicrandır ki en şevketli bir mazi serap olsun
O kudretler, o satvetler harap olsun, türab olsun!
Çökük bir kubbe kalsın mabedinde Yıldırım Han’ın
Şenaatlerle çiğnensin muazzam kabri Büyük Orhan’ın!……………
Mehmet Akif ERSOY
8 Temmuz 1920’de Yunanlılar’ın Bursa’yı işgali üzerine yazılmıştır.
Uhrevi sükünetin ve uhrevi rahatın ne olduğunu bilmek isteyenler Bursa’da Muradiye Türbesi’ne gitsinler!
Ölüm yalnız burada korkunç değildir. Mukaddes kitapların vaat ettiği cennet bize yalnız burada mümkün görünüyor.
Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU
Şu benim mekanım, şu benim yolum;
Aradım yuvayı, Bursa’da buldum.
Güzeller çok imiş, eğlendim kaldım;
Kokar menevşesi, gülü Bursa’nın.
KARACAOĞLAN
Yaradan ve insan, birbirine, Bursa’da olduğu kadar hiçbir yerde bu denli derin karışmamıştır. Göklere başı değen serviler mi Yaradan’ın, ilahi secdelerinde kubbeleri kendi haline bırakıp yücelikleri aramak için uzanan minareler mi insanın?
Bursa’nın manzarasında bunu hangi fani doğru dürüst ayırt edebildi?
Hasan Ali YÜCEL
Bursalı Gençlere…
Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmadan ne demek? Yorulmadan olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her mahluk için tabii bir halettir. Fakat insanda yorgunluğu yenebilecek manevi bir kuvvet vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür. Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz.
Mustafa Kemal ATATÜRK
Şehirde ilk rast geldiğimiz Bursa’lı bize; “İlk önce Yeşil’i görmelisiniz” diyor. Anadolu tabiatında ve Türk sanatında Bursa’nın hususiyetini, bu renk ismi kadar hissettirebilecek bir kelime bulmak mümkün müdür?
Falih Rıfkı ATAY
Yorumlar : 2 Yorum »
Etiketler: cennet, bursa, yeşil bursa, mustafa kemal, cennet bursa
Kategoriler : şiir
Hat Sanatı
12 08 2008HAT SANATININ TARİHÇESİ
Hazret-i Muhammed’den (s.a.v), Kuran-ı Kerim’in toplanmasından sonra, İslam dininin bilime verdiği özel önemin etkisiyle, çok sayıda katip yetişmiş, yazı da doğal olarak büyük aşamalar göstererek mimarlık, bezeme gibi önemli sanat kolu olmuştur. Bu yazının ilk biçimi olan ve adını Kufe kentinden alan köşeli karakterli kufi “Ümmü’l-Hutut” (Hazret-i Ali’nin “kufi” hattı bulduğu söylenir) yazısının yerini IX. yüzyıldan sonra aklam-ı sitte almaya başladı. Aklam-ı sitteyi oluşturan muhakkak, reyhani, sülüs, nesih, tevki ve rıka adlı altı temel yazıda yuvarlak çizgilerin hakim olması hattatlara büyük kolaylıklar sağlayarak hat sanatının ufkunun gelişmesine yol açtı. Bağdatlı hattat İbn Mukle aklam-ı sitteyi belli kurallara oturttu. Bunun için kalemin ucuyla yapılan noktayı, standart bir elif harfini ve daireyi ölçü olarak kabul etti. Onun yolunda yürüyen İbnü’l-Bevvab yazıyı estetik bakımdan biraz daha ileriye götürdü. Son Abbasi halifesi Mustasım’ın saray hattatı Yakut-ı Mustasımi harflerin yapısına ayrı bir güzellik getirdi. Yakut’un ölümünden sonra hat sanatı İran ve Türk hattatlarının elinde gelişmeye ve güzelleşmeye devam etti. İranlı sanatçılar aklam-ı sitteyi kendi anlayışlarına göre yazdılarsa da, genelde Yakut’un üslubundan ayrılmadılar. Oysa yazının estetik bakımdan çok eksikleri vardı. Bunu gidermeyi Osmanlı hattatları başardı. XV. yüzyılda II. Mehmed’in (Fatih Sultan Mehmed Han) ve oğlu II. Bayezid’in hattatlığını yapan ve Osmanlı-Türk hattatlarının babası sayılan Şeyh Hamdullah aklam-ı sitteye o zamana değin ulaşılamayan bir güzellik ve olgunluk getirdi. X VII. yüzyılda yaşayan Hafız Osman da Şeyh Hamdullah’ın eksiklerini tamamlayarak yazıyı güzelliğinin en üst doruğuna ulaştırdı.
Yorumlar : Yorum Yok »
Etiketler: hat, hat sanatının tarihçesi
Kategoriler : Uncategorized
Bursa’dan..
2 08 2008Yorumlar : Yorum Yok »
Etiketler: bursa, eski bursa, manzara
Kategoriler : Uncategorized
Elveda Bursa…
1 08 2008
HAZAN mevsiminin,tatlı hüzünlü bir günüydü. Gündüz ortası olmasına rağmen;hava akşamüstü gibi kapalı ve alacaydı ,fakat sıkıntı vermiyordu. Bilakis hafif esen rüzgarla yere çapraz olarak iniş yapan yağmurun şırıltısı, kendisini rüzgarın ninnisine kaptıran ulu çınarların iri yapraklarının hışırtısı ve çınarların sakinleri güzelim kuşların cıvıltısı ile hüzün gibi görülen tatlı bir huzur sunan bir gündü.
Şemsiyemi açmış,yağmur altında ,küçük su birikintilerine basmamak için, kah kaldırımda, kah yolun kenarında, bazen küçük bazende gölcüklerin üzerinden büyük adımlarla Altıparmak caddesinde yürürken; iki sene kalmayı Allah nasip ettigi halde Bursayı tam manasıyla görememenin, onu tanıyıp ,ona doyamamanın burukluğunu, içimin en ücra köşesinde hissediyordum.İki sene iki gün gibi geçmişti. Akıl ,sır ermeyen zaman mefhumuna aldanıp “biter mi?”dediğimiz yıllar farkında olunmadan yavaş yavaş ve hissettirmeden süzülüp geçmişti.
Nihayet son defa okula gidip, yeni okuluma götürmek üzerenakil vesikasını alıp,dost ve arkadaşlarla vedalaşıp eve dönüyordum.Biraz sonra evdeki vefalı arkadaşlarımla da vadalaşıp pılı pırtıyı alıp gideceğime göre, Yinede çakırhamam’dan sağ yapıp, Yazının devamını oku »
Yorumlar : 2 Yorum »
Etiketler: bursa, Bursa dan manzaralar, Elveda Bursa, makale
Kategoriler : özlü sözler
kandil…
29 07 2008Merhamet sahibi, adaletli Yüce Allah kendisine dua edenleri geri çevirmez. Dualarınızın Rabbin yüce katına iletilmisine vesile olan kandiliniz mübarek olsun.
Yorumlar : Yorum Yok »
Etiketler: kandil, MİRAÇ, TEBRİK
Kategoriler : kandil
mutluluk bir yolculuktur…
26 07 2008Kendimizi; evlenince,bir bebek sahibi olunca,sonra bir tane daha olunca yaşamın daha güzel olacağına inandırmışızdır.
Sonra, çocuklarımızın yeterince yetişkin olmadığını düşünerek bunalırız, çünkü onlarla didişmemiz gerekir. Şu delikanlılık çağını atlatsalar daha mutlu olacağız tabii…
Eşimiz başarsa, bir arabamız ya da daha iyi bir arabamız olsa, tatile çıksak, sonunda emekli olsak yaşamın daha iyi olacağını düşünürüz.
Gerçek şu ki; mutlu olmak için şu andan daha iyi bir an olamaz.
Öyle değilse, ne zaman?
Yaşamınız hep güçlüklerle dolu olacak. Olduğu kadar çok kabullenip, herşeye karşın mutlu olmaya karar vermek en iyisi.
Uzun bir süre yaşam yeni başlayacak sandım. Gerçek yaşam. Fakat yolda hep bir engel vardı; bitirilecek bir iş, aşılması gereken bir sıkıntı, tanınacak bir zaman, ödenecek bir fatura.
Sonra başlayacak yaşam.
Sonunda anladım, bu engeller yaşamın ta kendisiydi.
Der ki; “Uzun zamandan beridir hayatın -gerçek
hayatın- başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım.
Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle
erişilmesi gereken birşey, bitmemiş bir iş, hizmet
edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat
başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim
hayatımdı.”
Bu bakış açısı, benim mutluluğa bir yol olmadığını anlamama yardımcı oldu.
YOL; mutluluğun ta kendisi idi.
Yani, her anın tadını çıkarın.
Mutlu olmaya karar vermek için; okulun bitmesini, okula geri dönmeyi, beş kilo kaybetmeyi, beş kilo almayı, işe başlamayı, evlenmeyi, Yazının devamını oku »
Yorumlar : Yorum Yok »
Etiketler: hayat, insan, mutluluk, mutluluk yolu, yaşam
Kategoriler : düşündüren yazılar
Yunus Emre - Gel Gör Beni
24 07 2008Yorumlar : Yorum Yok »
Etiketler: aşk, gel gör, yunus emre
Kategoriler : tasavvufi
Gidersin…
22 07 2008-
Yıldızlar ümittir,ufuklar hayal,
Nisyana bürünmüş hepside masal,
İstersen aba giy,ister ipek şal;
Hepsini burada soyup gidersin.
-
Sonu yokluk,hiçlik ise insanın,
Seni tazip etmiyormu vicdanın,
Edep tarafına yoksa imanın,
Kalbini,beynini oyup gidersin.
-
Tefekkür et biraz eğde başını,
Ne çatarsın şuna buna kaşını,
Oğlunu,kızını,can yoldaşını
”Elveda” demeden koyup gidersin.
-
Talip isen vuslat ile murada,
İntisab et peygambere şurada,
Marifetullaha ersen burada,
Muhabbetullaha doyup gidersin
Tatlı tatlı sularından içersin,
Ne ekersen elbet onu biçersin
Turuşoğlu nedir derdin böyle inlersin,
Bir gün sen de bu dünyadan gidersin
SALİH TURUŞ
Yorumlar : 1 Yorum »
Etiketler: ahiret yolculuğu, mekan değişimi, şiir
Kategoriler : tasavvufi, şiir
dua
22 07 2008-
Allah’ım !
Kanadı kırık bir kuş gibiyim.
Uçsam uçamıyor, göçsem göçemiyorum.
Yarım bırakılmış bir düş gibiyim.
Menzile erememe korkusu sardı benliğimi
Kolum kanadım kırık , gönlüm bin pare!
Ey kalpleri evirip çeviren, ey gönüller sahibi !
Yaraları saran , dağılanı toplayan Sensin ! -
Varlığım Senin varlığının şahidi
Varlığım Senin Rahmetinin şahidi!Allah’ım !
Yalnız Senden yardım diler yalnız Sana kulluk ederiz.
Seni sığınak, barınak, tutamak bilir “Ya Allah” deriz.
şeytandan SANA sığınır “Euzu billah” deriz.
Her işe Seninle başlar “Bismillah” deriz.
Nimet verdiğinde gönülden şükrederiz.
Versen de aslan da “Elhamdülillah” deriz.
Hayran kaldığımızda “Maşallah” ,
Pişman olduğumuz da ” Estağfirulah” deriz. Yazının devamını oku »
Yorumlar : Yorum Yok »
Etiketler: dua, kulluk, acziyet, sığınma, vazife
Kategoriler : özlü sözler




















